Bilinçsiz kullanılan böcek ilaçları can almaya devam ediyor

11 Şubat 2024 0

Konya’da binanın birinci katına dökülen böcek ilacı, üst kattaki aileden 5 kişiyi zehirledi, bir çocuk hayatını kaybetti. Geçtiğimiz aylarda Muğla, Ankara, İstanbul ve Karaman’dan da benzer acı haberler gelmişti. Peki bu can kayıplarının ardında ne yatıyor? Böcek ilaçları nasıl ölüme götürüyor?

Entomofobi… Psikolojide “böcek korkusu” anlamına geliyor. Bilim insanları böceklerden korkulmaması gerektiğini söylese, onların ekosistemin bir parçası olduğunu vurgulasa da birçok kişi bu ufak ve nereden çıkacağı belli olmayan canlılardan kaçmadan edemiyor. Kimileri ise temizlik kaygısıyla böceklerle temas halinde olmayı pek sevmiyor.

Bu nedenledir ki insanoğlu, iş ya da ev olsun, yaşadığı yerde böcek görmek istemiyor. Dolayısıyla da çeşitli kimyasallarla böceklerden kurtulmaya çalışıyor. Ancak bu kimyasallar doğru kullanılmadığında ne yazık ki sadece böcekler ölmüyor.

Son olarak Konya’dan geldi acı haber. İki katlı kerpiç evin birinci katına dökülen böcek ilacı üst kata ulaştı. Evdeki 5 kişi zehirlendi. Hastanedeki müdahalelere rağmen 7 yaşında bir çocuk hayatını kaybetti.

Konya’dan gelen acı haber gözleri bir kez daha böcek ilaçlarına çevirdi. Zira bu olay ilk değildi. Geçtiğimiz aylarda birçok ilde benzer vakalar görüldü. Peki böceklerle mücadele için kullanılan ilaçlar nasıl oluyor da can alıyor? Hatayı nerede yapıyoruz? Bu ilaçlar kullanılırken nelere dikkat etmeliyiz? Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Özkan ile konuştuk.

“Kullanılan ilacın binde biri zararlının üzerine gidiyor”

Dünyadaki böceklerin bir kısmı tarım alanlarında. İnsektisit yani böcekleri öldüren ilaçların büyük bölümü buralarda kullanılıyor. Bu mücadele apayrı bir konu. Biz daha çok işin yaşam alanlarındaki durumuna bakacağız.

Prof. Dr. Cem Özkan, binalarımızda gördüğümüz haşerelerin “kentsel zararlı” diye adlandırıldığını söylüyor. Bu zararlılarla mücadelede kullanılan ilaçların olumsuz etkilerini şöyle anlatıyor:

“Kullanılan ilacın binde biri zararlının üzerine gidiyor. Gerisi havaya, suya, toprağa karışıyor ya da ev ortamında halı gibi birçok yere bulaşabiliyor. Biz bunu üç şekilde alıyoruz. Cilt, mide ve solunum yoluyla.

Mesela bu ilaçlar kullanıldı ve tencereye temas etti. Burada yemek yapıyorsunuz. Bu mide yoluyla zehir oluyor. Elimizi sürdük, ayağımızı sürdük, çocuklar dokundu. O temas yoluyla oluyor. Bir de gaz etkisi gösteren ilaçlar var. O da solunum yoluyla etkili oluyor.”

Prof. Dr. Özkan, ilaçların etkilerinin kısa ve uzun vadede görülebildiğini söylüyor. Kısa vadede ne yazık ki ölümlerle karşılaşılabiliyor. Uzun vadede ise vücutta ciddi reaksiyonlar oluyor.

Bilinçsiz kullanım ölümü getiriyor

Prof. Dr. Özkan böcek ilaçlarının internetten dahi kolayca satın alınabilmesine tepki gösteriyor. Bu satışların denetim kapsamında yapılması gerektiğini vurguluyor. İlaçların ehil kişilerce uygulanması gerektiğini dile getiriyor:

“Bu ilaçları kullanmak profesyonellik ister. Özel maske, eldiven, ilaçlama aleti ve tecrübe gerektirir. Bu işi yapan firmaların maliyeti yüksek olduğundan vatandaş kendisi sorunu çözmeye çalışıyor. Kendileri çözmeye çalışınca da böyle sonuçlar ortaya çıkıyor.”

“Konya’da böcek ilacı kerpiçten sızmış olabilir”

Bilinçsizce yapılan ilaçlamalar facia ile sonuçlanıyor. Prof. Dr. Özkan Konya’daki olayda da benzer bir durum olduğunu ifade ediyor:

“Alt katta yapılan bir ilaçlama üst katta ölüme neden olmuş. Olay yerini incelemeden bir şey söylemek güç ama muhtemelen gaz etkili bir ilaçtı. Öyle ise üst tarafa geçmesi gayet olası. Gaz haline geçen ilacın toprak ya da kerpiç evden rahatlıkla geçmesi söz konusu olabilir.”

Prof. Dr. Cem Özkan, ilaç firmalarının da binaların giriş katında yer aldığını hatırlatarak bu durumun yanlış olduğunu savunuyor. O binaların üst katlarında yer alan evlerin risk taşıdığını vurguluyor. “Bunların yasaklanması gerekiyor. Böcek ilacı firmalarının ayrı bir yerde olması gerekir” diyor.

Böcek ilacı zehirlenmelerinde ne yapılmalı?

Özkan, böcek sorunu yaşanmaması için baştan önlem alınması gerektiğini hatırlatıyor. “Basit önlemler var. Mesela evde kırıntı bırakmayacaksınız. Bir yarık, çatlaklar varsa kapatacaksınız. Bunları yaparsanız o problemi oraya getirmezsiniz” diyor.

Yine de evde böcek ya da haşere görülüyorsa o zaman uzman kişilere danışılması hayati önemde. Özkan bu noktada kentsel zararlılar için ilaçlama yapan, Sağlık Bakanlığı’ndan onay almış firmaları işaret ediyor. Vatandaşların ziraat fakültelerinden bilgi alabileceğini de belirtiyor.

Peki ya zehirlenme olursa? Bu konuda Prof. Dr. Özkan’ın çok önemli bir uyarısı var:

“Zehirlenme olduğunda yapacakları ilk iş, o böcek ilacıyla birlikte sağlık kuruluşuna gitmek. Bazen kusma istenir. Bazen kusmak çok tehlikelidir. Her ilacın, zehri etkisiz hale getirme durumu farklıdır. Doktor böcek ilacının ne olduğunu bilmezse hiçbir şey yapamaz. O ilacı götürecek, o ilacın etkin maddesine göre tedavi olacak. Bir zehirlenme olduğu zaman o ilacı götürürlerse doktor ne yapacağını bilebilir. Öbür türlü doktor da çaresiz kalır.”

Kaynak: trtHABER


Yazıya Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *



Özel Umut Diyaliz Merkezi’ miz 1999 yılının Ocak ayında faaliyete geçmiştir.

İstanbul’ un en yoğun yerleşime sahip ilçesi olan Gaziosmanpaşa’ nın ilk hemodiyaliz Merkezidir ve kuruluşundan günümüze kadar en üst seviyede yeterli ve kaliteli hemodiyaliz uyguladığını kanıtlamıştır.

İletişim

Adres: Merkez mah. Salihpaşa Cad. Sanayi Sk. No.3 Gaziosmanpaşa / İstanbul

Tel: +90 (212) 417 72 85 – 86

E-Mail: info@umutdiyalizmerkezi.com

Copyright 2020 by Özel Umut Diyaliz Merkezi. Haklarını Saklı Tutar / Tasarım ixoomedia